ForumTutkusu.Com - Forum Tutkunlarının Tek Adresi  
Geri git   ForumTutkusu.Com - Forum Tutkunlarının Tek Adresi >
ForumTutkusu Kültür ve Sanat Forumları
> İslam ve Din Bölümü > Peygamberlerimiz

ayva.net sohbet

Peygamber Efendimizin Baba Ve Annesinin Erken Vefâtlarının Hikmeti

Peygamberlerimiz

Konu Bilgileri
Konu Basligi
Peygamber Efendimizin Baba Ve Annesinin Erken Vefâtlarının Hikmeti
Konudaki Cevap Sayisi
0
Suan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayisi
286

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu Oluştur  Cevapla
 
Paylas LinkBack Seçenekler Stil
Eski 07 Ağustos 2017, 21:46   #1
 
Zeuss Kullanıcısının Avatarı

 
Kayıt Tarihi:28 Haziran 2017
Şehir: KASTAMONU / CİDE
Mesajlar: 7,080
Konular: 736
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Arastirmaci
Aldığınız Beğeni: 555
Beğendikleriniz: 1053
Durumu: Zeuss Şuan Çevrimdışı

Varsayılan Peygamber Efendimizin Baba Ve Annesinin Erken Vefâtlarının Hikmeti

Peygamber Efendimizin Baba Ve Annesinin Erken Vefâtlarının Hikmeti


Peygamber Efendimizin Baba Ve Annesinin Erken Vefâtlarının Hikmeti

Burada hatıra şu suâl gelebilir:

"Muhterem peder ve vâlideleri, Resûl-i Ekrem Efendimizin peygamberliğine neden yetişemediler ve neden ona îmân, kendilerine nasib olmadı?"

Bu suâle Mektûbat isimli eserinde, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri şu cevabı verir:

"Cenâb-ı Hak, Habîb-i Ekreminin peder ve vâlidesini, kendi keremiyle, Resûl-i Ekrem Aleyhisselâtü Vesselâmın ferzendâne hissini memnun etmek için, valideynini minnet altında bulundurmuyor. Valideynlik mertebesinden, mânevî evlâd mertebesine getirmemek için; hâlis kendi minnet-i Rubûbiyyeti altına alıp, onları mes'ud etmek ve Habîb-i Ekremini de memnun etmekliği rahmeti iktiza etmiş ki, vâlideynini ve ceddini, ona zahirî ümmet etmemiş. Fakat, ümmetin meziyetini, faziletini, saâdetini onlara ihsan etmiştir. Evet, âlî bir müşîrin [mareşal]; yüzbaşı rütbesinde olan pederi, huzuruna girmesi; birbirine zıd iki hissin taht-ı tesirinde bulunur. Padişah; o müşîr olan Yâver-i Ekremine merhameten, pederini onun mâiyetine vermiyor."57

Peygamberimizin Baba Ve Annesinin Îmânları Meselesi

İslâm âlimleri ittifakla şu hususu belirtmişlerdir.

"Hazret-i İbrâhim'den (a.s.) gelen ve Resûl-i Ekremi (a.s.m.) netice veren nûrânî silsilenin fertlerinin hiçbiri, hak dinin nûruna lâkayd kalmamışlar ve küfrün karanlıklarına mağlûp olmamışlardı. Hiçbirinin temiz gönlü şirk ve küfür ile kirlenmemiştir."58

Bu hususu kaydettikten sonra, Sevgili Peygamberimizin baba ve annesinin îmânları meselesi üzerinde duralım.
Birbirine yakın izahlarla birçok İslâm âlimi, Peygamber Efendimizin muhterem peder ve vâlidelerinin âhirette necât ehli olacaklarını açık ve kesin bir şekilde delilleriyle ortaya koymuşlardır.

Bu izah tarzlarını şöylece sıralayabiliriz:

1) Hz. Abdullah ile Hz. Âmine, Efendimize peygamberlik vazifesi verilmeden çok evvel vefât etmişlerdir. Dolayısıyla Fetret Devrinde yaşamışlardır ve "Ehl-i Fetret"ten sayılırlar. Fetret Devrinde vefât edenlere ise azap yoktur.

Birgün, birisi büyük âlimlerden Şerefüddin Münâvî'ye,
"Peygamberimizin baba ve annesi Cehennemde midir?" diye sorar.

Münevî Hazretleri hiddetle,

"Resûl-i Ekremin peder ve vâlidesi fetret zamanında vefat etmişlerdir. Peygamber gönderilmeden evvel ise azap yoktur" cevabını verir.59

Kendisine bir peygamberin dâveti ulaşmayan kimsenin âhirette azap görmeyeceği âyet ve hadislerle sabittir.60 Peygamber Efendimizin peder ve vâlidelerine de geçmiş peygamberlerden hiçbirinin dâvetinin ulaşmadığı tarihen sabittir. Şu halde, tereddütsüz söyleyebiliriz ki, onlar da necât ehlidirler ve âhirette azap görmeyeceklerdir.

2) Resûl-i Ekrem'in muhterem peder ve validelerinin şirk ehli oldukları sabit değildir. Belki, onlar, Zeyd bin Amr bin Nüfeyl, Varaka bin Nevfel ve benzerleri gibi büyük babaları İbrâhim'den (a.s.) gelen inanç ve âdetlerle amel eden "Hanif"lerdendirler.

3) Sevgili Peygamberimizin baba ve annelerinin şirk ehli olmadıklarının bir delili de, "Ben mütemâdiyen temiz babaların sulbünden, temiz anaların rahminden nakloluna geldim"61 hadis-i şerifidir.

Kur'ân-ı Kerîm'de müşrikler "necis kimseler" olarak vasıflandınlmışlardır.62 Temizlik ile pislik, îmân ile şirk, mü'min ile müşrik arasında tezad bulunduğuna göre, yukarda kaydettiğimiz hadis ölçüsü ışığında, Resûl-i Ekremin ecdadından hiçbirinin küfür ve şirk gibi mânevî kirlere bulaşmadığını kabul etmek vacip olur.63

Bütün bunlardan sonra meseleyi şöylece özetleyebiliriz:

"Resûl-i Ekreme (a.s.m.) Allah tarafından rahmet olduğu hitap edilirken, parlak Nübüvvet ve Risâlet Güneşi henüz doğmadan apaçık nûru sîne-i ihtiramında taşıyan bir ana babayı, evlâdının feyz ve nûrundan mahrum farzetmek, hem edebe, hem mantığa muvafık değildir. Hususiyle, Resûl-i Ekremin muhterem anne ve babasının hayatları, Cahiliyye Devrinde geçmiştir. Risâlet-i Ahmediyye zamanını idrâk etmemişlerdir."

Öyle ise, bu hususta mü'minin bilmesi ve kabul etmesi gereken husus şudur:

"Resûl-i Ekremin (a.s.m.) peder ve vâlideleri ehl-i necâttır ve ehl-i Cennettir ve ehl-i îmândır. Cenâb-ı Hak, Habîb-i Ekreminin mübârek kalbini ve o kalbin taşıdığı ferzendâne şefkatini elbette rencide etmez."64

Şu dörtlük de bu hakikati pek güzel dile getirmektedir:

"İki cihângüneşi, bürc-i saâdette iken

Vâlideynine Mevlâ nice vermeye şerefi,

Çeşm-i insaf ile ey dil, nazar gavvâsa

Alıcak dürrini yabana atar mı sadefi?"

[İki dünyanın güneşi olan Hz. Muhammed (a.s.m.) saâdet burcunda iken, Cenâb-ı Hak, anne babasına nasıl şeref vermez ki?

Ey gönül! İnsaf gözüyle dalgıca dikkatle bak; inciyi alır da, sadefini hiç yabana atar mı?]

53. İsfâhanî, Delâilü'n-Nübüvveh, s. 119-120

54. Resûl-ü Ekrem Efendimiz hakkında, "Cennetlik bir kadınla evlenmek isteyen Ümmü Eymen'le evlensin" buyurduğu Ümmü Eymen'i daha sonra azâd ederek hürriyetine kavuşturmuştur. Birinci kocasının ölümünden sonra da onu Zeyd bin Hârise ile evlendirdi. Üsâme Hazretleri, işte bu evlilikten dünyaya geldi.

55. Duhâ Sûresi, 6

56. Tabakât, 1/116-117

57. Bediüzzaman Said Nursî, Mektubât, s.398

58. A.g.e., s.397; Tecrid Tercemesi, 4/537

59. Tecrid Tercemesi, 4/539

60. İsrâ Sûresi, 15

61. Kaâdı İyaz, 1/183

62. Tevbe Sûresi, 28

63. Tecrid Tercemesi, 4/546

64. Bediüzzaman Said Nursî, Mektubât, s.398


Kainat' ın Efendisi (ASM), Salih Suruç


<center>
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
</center>
 
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu Oluştur  Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
annesinin, baba, efendimizin, erken, hikmeti, peygamber, ve, vefâtlarının


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Mesaj Yazma Kuralları
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm zamanlar GMT +3 olarak düzenlenmiştir. Şuan Saat: 20:59.

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile tasarlanmıştır.
Telif hakkı ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd. Aittir
Kuruluş : Forumtutkusu.Com © 2014 - günümüz
Kurucular : Painfully & Surly
Tema Tasarımı ve Düzenlemesi: Painfully & Surly
Teknik Destek: atmaca & Technical
ForumTutkusu.com Her Hakkı Saklıdır
Forumumuzda Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve genel ahlâk kurallarına aykırı yazılar yazmak kesinlikle yasaktır. Telif hakkı içeren mesajların yazılmamasına özellikle dikkat edilmelidir. 5651 Sayılı Yasa gereği forumumuzda yazılan mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazıları yazan üyelere aittir. Şikâyetleriniz ve diğer konular için bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim : [email protected] Şikayetleriniz için en geç 1(bir) hafta içersinde size geri dönüş sağlanacaktır.

Forumtutkunlarının Tek Adresi: ForumTutkusu.Com - Ask Forumu, Tutkulu Forum, Eğlence Forumları,


forum

güncel forum

genel forum

forum tutkusu

ayva.net sohbet