ForumTutkusu.Com - Forum Tutkunlarının Tek Adresi  
Geri git   ForumTutkusu.Com - Forum Tutkunlarının Tek Adresi >
ForumTutkusu Kültür ve Sanat Forumları
> İslam ve Din Bölümü > Peygamberlerimiz

ayva.net sohbet

Peygamberimizin Mucizesi Şakkı Kamer

Peygamberlerimiz

Konu Bilgileri
Konu Basligi
Peygamberimizin Mucizesi Şakkı Kamer
Konudaki Cevap Sayisi
14
Suan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayisi
855

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu Oluştur  Cevapla
 
Paylas LinkBack Seçenekler Stil
Eski 19 Mart 2015, 11:45   #1
 
Monster Kullanıcısının Avatarı

 
Kayıt Tarihi:02 Nisan 2014
Şehir: bAŞKent
Mesajlar: 77,978
Konular: 18843
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Neseli
Aldığınız Beğeni: 22090
Beğendikleriniz: 9731
Durumu: Monster  Şuan Çevrimiçi

Varsayılan Peygamberimizin Mucizesi Şakkı Kamer

* ŞAKKI KAMER *

Kureyşli müşrikler, Resûl-i Ekrem Efendimizin davasını tasdik eden birçok mucizeye şâhid oldukları halde, yine de inad ve inkârlarından vazgeçip ona sadakat ellerini uzatmıyorlardı.

Gördükleri her mucizeye bir kulptakarak nazarlarda küçük ve basit bir hâdiseymiş gibi göstermek isteyerek, hem kendilerini, hem de halkı aldatma yoluna gidiyorlardı.

Zaman zaman da akıllarınca Resûl-i Ekremi güç durumda bırakmak niyetiyle kendilerince meydana gelmesini mümkün görmedikleri isteklerde bulunuyorlardı.

Eğer, gerçekten Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen, şunu şunu yap, şunu şunu göster de, görelim diyorlardı.Bu isteklerde bulunurken maksatları imân etmek değildi. Bilakis Kâinatın Efendisini güç durumda bırakmaktı.

Fakat, Cenab-ı Hak, müşriklere karşı sevgili Resûlünü hiç bir zaman güç durumda bırakmıyor ve hiç bir zaman muâvenet ve muhafazasını üzerinden eksik etmiyordu.Yine bir gün Kureyşin ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid bin Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Peygamber Efendimize gelerek, Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen bize Ayı ikiye ayır.

Öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yansı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün dediler.

Resûl-i Ekrem Efendimiz,

- Şayet bunu yaparsam, îmân eder misiniz diye sordu.Onlar,

- Evet, îmân ederiz dediler. Dâvâsında haklı ve doğru olduğunu göstermek için mucizeyi istemek Peygamberin vazifesidir.İstenilen mucizeyi yaratan ise Cenâb-ı Haktır.

Ayın bedir haliydi, yani en güzel göründüğü 14. gecesiydi. Kâinatın Efendisi, Allahın emir ve iradesi dâiresinde hareket eden Aya şehâdet parmağıyla işâret etti.

Bu işaret-i Nebevî kâfi geldi ve ay ikiye ayrıldı.Öyle ki yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça halinde göründü.Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, orada bulunan halka,

- Şahid olunuz! Şahid olunuz!1 diye seslendi.

Bu apaçık mucize karşısında da müşrikler, inad ve inkârlarından vazgeçmediler.Üstelik,

Bu da Ebû Kebşenin oğlunun bir sihridir diyerek asılsız bir tevilde bulunarak kendi kendilerini aldatma ve teselli etme yoluna saptılar.

Gözleri önünde cereyan eden hâdiseyi elbette inkâr edemezlerdi.İnkâr edemedikleri için de, çıkar yol olarak sihirdir demek zorunda kalıyorlardı!

* Etraftan Gelenlerin Aynı Hâdiseyi Haber Vermeleri

Sırf Resûl-i Ekrem Efendimizin davasına tasdik etmemek için bu apaçık mucizeye sihirdir diyen müşrikler, aralarında şöyle konuşmaktan da edemediler:Şayet Muhammed büyü yaptı ise, bu büyüsü bütün yeryüzünü kaplayamaz ya! Etraftan gelecek olan yolculara soralım, bakalım onlar da gördüklerimizi görmüşler mi?

Etraftan gelen yolculara sordular.Onlar da aynısını gördüklerini itiraf ettiler.

Bütün bunlara rağmen, ruhen ve kalben tefessüh etmiş, şirkle gönüllerini kirletmiş müşrikler, iman ederiz vadinde bulundukları halde inanmadılar, ebedî saâdetin kaynağına koşmadılar.

Üstelik arkasından da şöyle dediler:Yetim-i Ebû Talibin sihri semâya da tesir etti.

Müşriklerin, Peygamber Efendimizin bu parlak mucizesini inkâr etmeleri üzerine, Cenab-ı Hak, inzal buyurduğu âyet-i kerimelerde hâdisenin vuku bulduğunu bildirip, onlarınsa imansızlıkta, yalanda diretip durduklarını beyân etti:

* Kıyâmet yaklaştı, ay yarıldı.Onlar bir mucize görseler yüz çevirir ve Bu kuvvetli bir sihirdir derler.Peygamberi yalanlayıp kendi heveslerine uydular. Fakat takdir edilen herşey bir gayeye ulaşacaktır *

Kaynak :

* Müslim, 8/132

* Tirmizî, 5/397

* Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, 1/447

* İbni Kesîr, Tefsir: 4/262

* Tirmizî, 5/398

* Kâdı İyaz, Şifâ: 1/238

* İbni Kesîr, Tefsir: 4/262

* Kâdı İyaz, Şifâ: 1/238

* Kamer Sûresi, 1-3

atmaca bunu beğendi.




To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.







E∞S

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 06:26   #2
Geçmiş ya da gelecek yoktur.
Sadece sonsuz bir şimdi vardır.
Erkek
 
Kayıt Tarihi:27 Mayıs 2017
Şehir: İzmir
Yaş: 23
Mesajlar: 6,111
Konular: 325
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Keyifli
Aldığınız Beğeni: 528
Beğendikleriniz: 2
Durumu: Coolumsu Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

Bu konu ile ilgili rivayetleri araştırdım. Uydurma çıktılar.
Kamer Suresi 2. Ayette bahsedilen olay kıyamette meydana gelecek bir olaydır. Peygamberimiz'e Kuran'dan başka mucize verilmemiştir.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 08:38   #3
Incompatible
 
Bella Kullanıcısının Avatarı

 
Kayıt Tarihi:27 Şubat 2017
Şehir: Orta Dünya
Mesajlar: 10,414
Konular: 2848
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Ruhsuz
Aldığınız Beğeni: 4894
Beğendikleriniz: 4797
Durumu: Bella Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

Mesajdan yapılan alıntı:
Orjinal Mesajı Yazan Coolumsu Mesajı göster
Bu konu ile ilgili rivayetleri araştırdım. Uydurma çıktılar.
Kamer Suresi 2. Ayette bahsedilen olay kıyamette meydana gelecek bir olaydır. Peygamberimiz'e Kuran'dan başka mucize verilmemiştir.
kanıt?

 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 09:20   #4
Geçmiş ya da gelecek yoktur.
Sadece sonsuz bir şimdi vardır.
Erkek
 
Kayıt Tarihi:27 Mayıs 2017
Şehir: İzmir
Yaş: 23
Mesajlar: 6,111
Konular: 325
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Keyifli
Aldığınız Beğeni: 528
Beğendikleriniz: 2
Durumu: Coolumsu Şuan Çevrimdışı

:unlem

Mesajdan yapılan alıntı:
Orjinal Mesajı Yazan Majeste Mesajı göster


kanıt?
Bu konudaki hadisleri inceleyen kitaplar okudum. Rivayetlerin çoğu senet yönünden sorunlu.. İnternette bu olaya yönelik birçok haklı tenkit var. Ancak ben tutarsızlıklarını ve Kuran'a aykırı yönlerini bir kenara bırakırsak senet yönünden de sorunlarını gördüm.

Öncelikle Kuran'da hep Peygamberimize eski ümmetlere gelen Peygamberlere verilen mucizelerden verilmediği yazar. Bunu kesin olarak bir bilelim. Ayrıca bu tarz gelen rivayetler eğer bu olay gerçek olsaydı mütevatir seviyesine ulaşırdı. Ya da başka toplumların tarihi kaynaklarında geçerdi. Böyle bir şeye de rastlamıyoruz.

Sırf hadis tenkit usUllerini kullanırak ele alınmış birkaç hadisteki tutarsızlıkları aşağıdaki videodan dinleyebilirsin. Çok özet alınmış aslında daha ne tutarsızlıklar var.


Ayrıca Ehl-i Sünnet'te bu konuda görüş birliği yoktur. Kamer Suresi 2.ayeti farklı şekilde anlayan alimler de vardır.

Ben baya araştırdım. Ayrıca zaten rivayetler ile inanç konuları şekillenmez.

Bella bunu beğendi.


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 09:23   #5
Geçmiş ya da gelecek yoktur.
Sadece sonsuz bir şimdi vardır.
Erkek
 
Kayıt Tarihi:27 Mayıs 2017
Şehir: İzmir
Yaş: 23
Mesajlar: 6,111
Konular: 325
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Keyifli
Aldığınız Beğeni: 528
Beğendikleriniz: 2
Durumu: Coolumsu Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

Ayrıca İsra 59'u okursan zaten olayı çok rahat anlarsın.

Bella bunu beğendi.


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 10:08   #6
Incompatible
 
Bella Kullanıcısının Avatarı

 
Kayıt Tarihi:27 Şubat 2017
Şehir: Orta Dünya
Mesajlar: 10,414
Konular: 2848
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Ruhsuz
Aldığınız Beğeni: 4894
Beğendikleriniz: 4797
Durumu: Bella Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

Mesajdan yapılan alıntı:
Orjinal Mesajı Yazan Coolumsu Mesajı göster
Ayrıca İsra 59'u okursan zaten olayı çok rahat anlarsın.
Ve kamer suresinide okusunlar yeterli.

 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 11:06   #7
Kalbim bir seni böyle sevdi
 
Ragnarok Kullanıcısının Avatarı

 
Kayıt Tarihi:27 Şubat 2017
Mesajlar: 4,154
Konular: 1694
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Manyak
Aldığınız Beğeni: 1106
Beğendikleriniz: 1627
Durumu: Ragnarok Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

- İsra suresinin 59. ayetinin meali şöyledir:
“Kâfirlerin keyfî olarak istedikleri mûcizeleri göndermeyişimizin tek sebebi, daha önceki kâfirlerin bu gibi mûcizeleri yalanlamış olmalarıdır. Nitekim Semud halkına açık bir mûcize olarak o dişi deveyi verdik de onu öldürdüler ve bu yüzden kendilerine zulmettiler. Biz o âyetleri sadece korkutmak için göndeririz.”
Ahmed b. Hanbel (Müsnede, 4/173), Nesai, Hakim ve Taberanî’nin rivayet ettiklerine göre, İbn Abbas bu ayetin nüzul sebebini şöyle açıklamıştır:
“Mekke halkı Hz. Peygamber (asm'den Safa tepesini altına çevirmesini, Mekke’nin dağlarını ortadan kaldırıp her tarafı -ekin ekebilecekleri şekilde- düz arazi haline getirmesini önerdi. Hz. Peygamber (asm) bu hususu arz ettiğinde Allah: ‘İstersen (onların istediği mucizeleri vermeyip), onlara bir süre daha yaşama fırsatını tanıyacağım, istersen önerdikleri mucizeleri yaratacağım; ancak iman etmedikleri takdirde -daha önceki ümmetler için söz konusu olan prensibimizi ortaya koyarak- onların kökünü kazıyacağım...' buyurdu. Hz. Peygamber (asm) onların yok edilmemesini istedi. Bunun üzerine ilgili ayet indirildi.” (bk. Taberî, Razî, İbn Kesir, Alusî, ilgili ayetin tefsiri).
Bu ayetten hareketle Hz. Peygamber (asm)'e Kur’an’dan başka mucize verilmediğini iddia eden bazı kimseler olmuştur. Bunun yanlış olduğunu gösteren pek çok kitap ve makale yazılmıştır. Burada ancak bir kaç noktaya dikkat çekebiliriz:
a. Bu ayette kâfirlerin istediği mucizelerin verilmemesi, Hz. Peygamber (asm)'e başka mucizelerin de verilmediğini göstermez. Bu ayetten öyle bir yargıya varmak doğru değildir. Tefsir ve hadis kaynaklarında ifade edildiği üzere, müşriklerin bu isteklerinin yerine getirilmemesinin hikmeti, bu tür öneriler sonucu gösterilen mucizelere rağmen küfürde inat etmeye devam edenlerin cezası onların yok edilmesidir. Bu ilahî prensip -Arapların yakından tanıdığı- Semud kavminin helaki nazara verilerek durumun nezaketi belirtilmiştir. Bu ümmetin tamamen yok edilmesi, hikmet dolu ilahî takdirde yer almadığı için, onun gerekçesini oluşturan bir durumun oluşmasına da izin verilmemiştir.
b. Ayetin “Biz o âyetleri sadece korkutmak için göndeririz.” mealindeki son cümlesi de mucizelerin bir yönünü teşkil eden “korkutmaya yönelik” ayetlerden/mucizelerden söz edilmiştir. Ayette yer alan “el-âyât” sözcüğünün başındaki el takısı bu tür mucizelere işarettir. Bu sebeple, her mucize korkutmaya yönelik değildir. Nitekim Hz. İsa (asm)’nın ölüleri diriltmesi, âmâların gözlerini iyileştirmek gibi en müzmin hastalıkların şifa bulmasına vesile olması, keza arkadaşlarının evlerinde nelerin olduğunu bilip haber vermesi, bir kuş şeklini yapıp içine üfleyerek -Allah’ın izniyle- havada uçurması,.. şeklindeki bu mucizelerinden hiçbirisinin korkutmakla bir alakası yoktur.
Bundan anlaşılıyor ki, bu ayette söz konusu edilen mucizelerin özellikli olduğu gerçeği vardır. Bu özellik, kâfirlerin inadı, peygamberi tahkir maksadını gütmeleri, imana gelmek için değil, sırf inat uğruna -bir gevezelik kabilinden- değişik mucizeleri önermek suretiyle işi eğlence konusu yapmalarıdır.
İsra suresinin şu ayetlerinde onların bu alaylı tavırlarına dikkat çekilmiştir:
“Bu Kur’ân’da biz her türlü mânayı, insanlar için çeşitli tarzlarda tekrar tekrar açıkladık. Ama insanların çoğu inkârcılıkta ısrar ettiler. Ve 'Biz' dediler; 'Sana asla inanmayacağız. Ta ki yerden bir pınar akıtasın. Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın. Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü parçalayıp üzerimize kısım kısım düşüresin, ya da Allah’ı ve melekleri karşımıza getiresin de onlar senin söylediklerine şahitlik etsinler. Yok, yok! Bu da yetmez, senin altından yapılmış bir evin olmalı yahut göğe çıkmalısın. (Ama unutma!) Sen bize oradan dönerken okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de senin oraya çıktığına inanmayız ha!' De ki: 'Fe Sübhanallah! Ben sadece elçi olan bir insandan başka ne olabilirim ki?..' (İsra, 17/89-93)
Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım, bu küstahların küstahça ortaya koydukları bu istediklerini yerine getirmenin ne faydası olabilir ki?.. Onların bu sonu gelmez küstahça istediklerine “evet” demek, ne Allah’ın izzet-i rububiyetine, ne haşmet-i uluhiyetine ne de peygamberliğin mehabetine yakışır. Ve yakışmadığı için de ret cevabı verilmiştir. Demek ki bu küstah adamlara verilen ret cevabı hususidir, başka hissi mucizelerin Hz. Peygamber (asm)'e verilmediğine asla delil olmaz.
c. Ayın yarılması mucizesi bizzat Kur’anla sabittir.
“Kıyamet saati yaklaştı, Ay bölündü. Ama o müşrikler her ne zaman bir mucize görseler sırtlarını döner: ‘Bu, kuvvetli ve devamlı (eskiden beri devam edip gelen)bir sihirdir!’ derler.” (Kamer, 54/1)
mealindeki ayetlerin ifadesi, Ayın kesin olarak yarıldığını ve kâfirlerin de bunu inkâr edemediklerini sadece mucize yerine sihir dediklerini açıkça ortaya koymaktadır.
“Siz savaşta onları kendi kuvvetinizle öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. (Ey Resulüm!) Attığın vakit sen atmadın, lâkin Allah attı. Ve bunu, Allah müminleri güzel bir imtihana tâbi tutmak için yaptı. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitir ve bilir.” (Enfal, 8/17)
mealindeki ayette de Hz. peygamber (asm)'in Bedir savaşında müşriklerin yüzüne savurduğu bir avuç çakılın herkesin gözüne girip kaçmalarına vesile olduğuna ve bunun bir mucize olduğuna vurgu yapma için de “(Resulüm!) Attığın vakit sen atmadın, lâkin Allah attı.” mealindeki ifadeye yer verilmiştir.
d. Kur’an’ın ayetleri yanında, İslam alimlerinin ittifakla kabul ettikleri Hz. Peygamber (asm)'in onlarca hissi mucizesi siyer, hadis ve tarih kaynaklarında yer almaktadır. En sağlam ve güvenilir yollardan bize kadar gelen bu haberlerin hepsini yalanlamak ne dinen ne aklen ne de vicdanen mümkün değildir. Bir ayetin muhtemel manalarından birini belki de en zayıfını göz önünde bulundurarak, diğer kesin olduğu açık olan ayet ve hadislerin sarih ifadelerini göz ardı etmek hakikaten anlaşılır şey değildir.
- Elmalılı merhumun "Hz.Musa’nın elvah'ı mucizesi her peygamberde olmamıştır ve Nübüvvetin levazımı zaruriyyesinden de değildir..." ifadesinden hareketle “mucizenin peygamberlik şartlarından olmadığını“ söylemek doğru değildir. Burada belirtilen husus şudur: Hz. Musa (as)’ya Tevrat bir defada levhalar halinde verilmiştir. Ehl-i kitap Hz. Muhammed’e de Kur’an’ın aynı şekilde bir defada inmemesinden dolayı eleştiriyorlar. Halbuki bir vahiy kitabının herhangi bir peygambere mutlaka levhalar halinde gelmesi şart değildir. İşte Elmalılı buna işaret etmiştir.


ortada çeşitli tefsirler varken sadece mealden bu böyledir demek cidden yanlış oluyor Kamer 54/1 de bir kanıttır der giderim


[RIGHT][FONT=Century Gothic][SIZE=2][COLOR=Black]+Oklarımız yağmaya başladığında güneş bile görünmeyecek!![/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=2]
[/SIZE] [/RIGHT]
[RIGHT][FONT=Century Gothic][SIZE=2][COLOR=Black] -O halde biz de gölgede savaşırız!


[/COLOR][/SIZE][/FONT][CENTER][B][U][COLOR=Blue]Wa ka gin ko ko kelah
Ise Iah in wa uk[/COLOR][/U][/B][/CENTER]
[/RIGHT]
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 11:39   #8
Geçmiş ya da gelecek yoktur.
Sadece sonsuz bir şimdi vardır.
Erkek
 
Kayıt Tarihi:27 Mayıs 2017
Şehir: İzmir
Yaş: 23
Mesajlar: 6,111
Konular: 325
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Keyifli
Aldığınız Beğeni: 528
Beğendikleriniz: 2
Durumu: Coolumsu Şuan Çevrimdışı

Wink

Öncelikle copy-paste yapılmış hiçbir cevabı ciddiye almam. Bunu belirteyim.

Kıyamet ile ilgili anlatılar da Kuran'ın bir üslubu vardır. Kesin gerçekleşecek olayları geçmiş zaman kipiyle anlatır. Keşke bana copy-paste cevaplar vermek yerine bildiklerinizi yazabilseydiniz.

Sekar'a girdiler diyor ayette? Girdiler mi?
Girecekler demektir. Kesin olacak olaylar Kuran'da geçmiş zaman kipiyle anlatılır. Birazcık Arapça bilen insanlar bunu çok rahat anlar. Mesele makale yazı yazılması değil hakikat ile alakalı olmasıdır.

Kuran'da mucize kelimesi zaten hiç geçmez. Sihir kelimesi Kuran'da bugünkü anladığınız anlamda sihir olarak kullanılmıyor zaten. Etkili söz demek..

Ayrıca kimseye senedini okuyamayacağı hadisleri yazmasını tavsiye etmem. Unutmayın siz bir hadise sahih demenizle o hadis sahih olmaz. Onu bir kişi zinciri ile o da güvenilir kişilerden oluşan Peygamberimize dayandırmanız gerekir. Buhari dedi diye hiçbir hadis sahih olmaz.

Din heva değil, ilim işidir. Ona bakarsanız kainat Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine yaratıldı diyenler de var ama o da yalan.. O rivayette uydurma.. Açıkçası rivayetlerin çoğu Emeviler zamanında uydurulmuştur. Çünkü Kuran ile bire bir çelişen rivayetler var. Bir de çoğunluğun dediği doğrudur diye bir şey yok. Tam tersine doğruluğu çok az kişi benimser. Yusuf Suresi bize bunu öğretiyor.

Yanlış bir şey yok. Senin rivayet diye kanıt diye sunduğun şeyin uydurma olduğu zaten ispatlanmış iken, copy-paste şeyler ile benle bu konuları tartışmayınız. Ama kimseye de kızmıyorum zaten ahirette kimin doğru kimin yanlış olduğunu hepimiz göreceğiz. Allah biliyor ya o yeter..

Kimsenin görüşünü de yok saymaya gerek yok. Bırakın insanlar biraz özgür davransınlar din konusunda.. Herkes mezhepçi, hizipçi olmak zorunda değildir. Ya da herkesin Peygamber sevgisini yansıtma biçimi rivayetçi masalcı bir biçimde olmak zorunda değildir..

Ben din ve Kuran konusunda ciddiyeti esas almış biriyim. Asla copy-paste ki o yazıyı yazan site de tasavvuf ile ilgilidir. Nurcuların bir kolu.. O yüzden şaşrımıyorum bu cevaplara..

Tarikat ve cemaat tarzı oluşumlara asla güven olmayacağını ve kötü din anlayışlarının ülkeyi nereye getireceğini bu ülke 15 Temmuz'da gördü zaten.. Kuran'ı rivayetler ile kafanıza göre oraya buraya çekmek yerine keşke anlayarak okumaya çalışsanız. Keşke..



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 12:05   #9
Geçmiş ya da gelecek yoktur.
Sadece sonsuz bir şimdi vardır.
Erkek
 
Kayıt Tarihi:27 Mayıs 2017
Şehir: İzmir
Yaş: 23
Mesajlar: 6,111
Konular: 325
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Keyifli
Aldığınız Beğeni: 528
Beğendikleriniz: 2
Durumu: Coolumsu Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

Kuran zaten en büyük mucize ve kalıcı mucizedir. Çok büyük bir mucize aslında ama kıymetin bilmiyoruz.. Kuran olmasaydı ortada din diye bir şey kalmazdı.. Bugün bakın inanmayan birine eline Kuran verip kitabın Peygamberin elçiliğini kanıtladığı konusunda delil sunarak verebiliyorsunuz. Böyle sonradan müslüman olan bir sürü insan var. Kuran o kadar büyük bir mucize ki yıllar sonra bile etkileyiciğinden bir şey kaybetmiyor.

Bu tarz mucizeler eğer Peygamber'e verilmiş olsaydı bile -ki asla verilmedi ayetler ile sabittir- bugün hiçbir değeri olmazdı. Kimseye böyle bir şey göstererek bugün Peygamber efendimizin Allah'ın elçisi olduğuna inandıramazsınız. Bu açıdan bence Peygamberimizi Kuran'ın tanıttığı kadar tanıyalım çünkü o hadis kaynaklarında aşırı çelişki var. Zaten boş bir zamanım olursa ayrıntılı olarak anlatan bir konu açacağım..

Kuran'ın izinden giden zaten Peygamber'in yolundan gidiyordur.. Allah Kuran'ı okuyan, anlayan ve hayatına geçiren insanların sayısını arttırsın.. İnşallah geleneğin bize dayattığı biraz şirk, biraz mezhepçilik ve hizipçilik, biraz hurafe, bir yalan biraz gerçek karışımı anlattığı sahte din algısı yıkılacak.. Ve Kuran'ın ışığında müslümanlar yeniden güçlenecekler. Yeniden eski parlak günlere döneceğiz.Ben tüm kalbimle buna inanıyorum.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 signatures.
 
Alıntı ile Cevapla
Eski 05 Haziran 2017, 20:20   #10
Kalbim bir seni böyle sevdi
 
Ragnarok Kullanıcısının Avatarı

 
Kayıt Tarihi:27 Şubat 2017
Mesajlar: 4,154
Konular: 1694
Cinsiyet:
Ruh Halim : : Manyak
Aldığınız Beğeni: 1106
Beğendikleriniz: 1627
Durumu: Ragnarok Şuan Çevrimdışı

Varsayılan

Mesajdan yapılan alıntı:
Orjinal Mesajı Yazan Coolumsu Mesajı göster
Öncelikle copy-paste yapılmış hiçbir cevabı ciddiye almam. Bunu belirteyim.

Kıyamet ile ilgili anlatılar da Kuran'ın bir üslubu vardır. Kesin gerçekleşecek olayları geçmiş zaman kipiyle anlatır. Keşke bana copy-paste cevaplar vermek yerine bildiklerinizi yazabilseydiniz.

Sekar'a girdiler diyor ayette? Girdiler mi?
Girecekler demektir. Kesin olacak olaylar Kuran'da geçmiş zaman kipiyle anlatılır. Birazcık Arapça bilen insanlar bunu çok rahat anlar. Mesele makale yazı yazılması değil hakikat ile alakalı olmasıdır.

Kuran'da mucize kelimesi zaten hiç geçmez. Sihir kelimesi Kuran'da bugünkü anladığınız anlamda sihir olarak kullanılmıyor zaten. Etkili söz demek..

Ayrıca kimseye senedini okuyamayacağı hadisleri yazmasını tavsiye etmem. Unutmayın siz bir hadise sahih demenizle o hadis sahih olmaz. Onu bir kişi zinciri ile o da güvenilir kişilerden oluşan Peygamberimize dayandırmanız gerekir. Buhari dedi diye hiçbir hadis sahih olmaz.

Din heva değil, ilim işidir. Ona bakarsanız kainat Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine yaratıldı diyenler de var ama o da yalan.. O rivayette uydurma.. Açıkçası rivayetlerin çoğu Emeviler zamanında uydurulmuştur. Çünkü Kuran ile bire bir çelişen rivayetler var. Bir de çoğunluğun dediği doğrudur diye bir şey yok. Tam tersine doğruluğu çok az kişi benimser. Yusuf Suresi bize bunu öğretiyor.

Yanlış bir şey yok. Senin rivayet diye kanıt diye sunduğun şeyin uydurma olduğu zaten ispatlanmış iken, copy-paste şeyler ile benle bu konuları tartışmayınız. Ama kimseye de kızmıyorum zaten ahirette kimin doğru kimin yanlış olduğunu hepimiz göreceğiz. Allah biliyor ya o yeter..

Kimsenin görüşünü de yok saymaya gerek yok. Bırakın insanlar biraz özgür davransınlar din konusunda.. Herkes mezhepçi, hizipçi olmak zorunda değildir. Ya da herkesin Peygamber sevgisini yansıtma biçimi rivayetçi masalcı bir biçimde olmak zorunda değildir..

Ben din ve Kuran konusunda ciddiyeti esas almış biriyim. Asla copy-paste ki o yazıyı yazan site de tasavvuf ile ilgilidir. Nurcuların bir kolu.. O yüzden şaşrımıyorum bu cevaplara..

Tarikat ve cemaat tarzı oluşumlara asla güven olmayacağını ve kötü din anlayışlarının ülkeyi nereye getireceğini bu ülke 15 Temmuz'da gördü zaten.. Kuran'ı rivayetler ile kafanıza göre oraya buraya çekmek yerine keşke anlayarak okumaya çalışsanız. Keşke..
bak kardeşim sen ilahiyat fakültesi okumadığına ve kendi tezini fetvanı veremediğine göre bana gösterdiğin hoca yorumları veya başka yorumları sende araştırıp biryerden alarak bana sunuyorsun he kendi düşücelerini aktarıyorsan her bununla ilgili kitaplar yapıp ufak araştırmalar yapanlar ortada olsa inan bu Din iyice karmaşık hale gelir ve 1000 li yıllar döneminde pek çok ayrı gurup çıkıp din böyle diye yorumlamışlardır tekrar o hale geri dönerdi bunun bence böyle diye fikirler belirtmek yerine bende şu hocanın yorumuna göre bana bunu söylersin bu işin bilir kişi olmadığın için bu işi ilahiyatçılara bırakalım derim sen bana İsra suresini söylemişsin ve mealen kennine mana çıkarmışsın ve bu işin tefsirini yapabilmek için Arapçaya fazlasıyla hakim olmak ve uzun süreler bunun üzerine ilim sahibi olmak gerekir ve sen İsra suresini okuyun anlarsınız diyorsum bende sana Kamer 54/1 i okuman yeterli diyorum ben derinlemesine araştıracak olsam bende senin yazını dikkate almam bunu işin ehli insanlardan okurum ben senin yorumlarına bakıyorum mesela anlatıyorsun kendi fikirlerini söylüyorsun sonra kimsenin görüşünü yok saymaya gerek yok diyorsun o halde kopyala yapıştırı dikkate almam dersen birilerinin fikirlerini zaten yok saymışsındır kendinle çelişir bir görüntü veriyor sana yazdığının çoğu konuyla alakalı olmuyor

“Kıyamet saati yaklaştı, Ay bölündü. Ama o müşrikler her ne zaman bir mucize görseler sırtlarını döner: ‘Bu, kuvvetli ve devamlı (eskiden beri devam edip gelen)bir sihirdir!’ derler.” (Kamer, 54/1

ve tekrar diyorum İsra suresinde öyle bir mana çıkarıyorsan bunun meali ve tefsiri konusunda bana safsata olduğunu göstermelisin ayrıca bu ayet böyle aslında diye münakaşaya girmek birz sorundur o yüzden münakaşaya girmeyeceğim kimsenin fikrini yok saymamalı diyerek bu tasavvufçu bu öyle bu böyle dersen kedsi sözünü çeliştirirsin ben bildim dememek lazım


[RIGHT][FONT=Century Gothic][SIZE=2][COLOR=Black]+Oklarımız yağmaya başladığında güneş bile görünmeyecek!![/COLOR][/SIZE][/FONT][SIZE=2]
[/SIZE] [/RIGHT]
[RIGHT][FONT=Century Gothic][SIZE=2][COLOR=Black] -O halde biz de gölgede savaşırız!


[/COLOR][/SIZE][/FONT][CENTER][B][U][COLOR=Blue]Wa ka gin ko ko kelah
Ise Iah in wa uk[/COLOR][/U][/B][/CENTER]
[/RIGHT]

Son düzenleyen Ragnarok; 05 Haziran 2017 20:27.
 
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu Oluştur  Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
kamer, mucizesi, peygamberimiz ayi yarmis midir?, peygamberimizin, Şakkı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Mesaj Yazma Kuralları
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm zamanlar GMT +3 olarak düzenlenmiştir. Şuan Saat: 22:19.

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile tasarlanmıştır.
Telif hakkı ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd. Aittir
Kuruluş : Forumtutkusu.Com © 2014 - günümüz
Kurucular : Painfully & Surly
Tema Tasarımı ve Düzenlemesi: Painfully & Surly
Teknik Destek: atmaca & Technical
ForumTutkusu.com Her Hakkı Saklıdır
Forumumuzda Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve genel ahlâk kurallarına aykırı yazılar yazmak kesinlikle yasaktır. Telif hakkı içeren mesajların yazılmamasına özellikle dikkat edilmelidir. 5651 Sayılı Yasa gereği forumumuzda yazılan mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazıları yazan üyelere aittir. Şikâyetleriniz ve diğer konular için bizimle iletişime geçebilirsiniz. İletişim : [email protected] Şikayetleriniz için en geç 1(bir) hafta içersinde size geri dönüş sağlanacaktır.

Forumtutkunlarının Tek Adresi: ForumTutkusu.Com - Ask Forumu, Tutkulu Forum, Eğlence Forumları,


forum

güncel forum

genel forum

forum tutkusu

ayva.net sohbet